Bugün Aslında Dündü, Süper bir gündü!

Uyanın ve gülümseyin, kampçılar!

Hayal meyal hatırlıyordum filmi aslında ama kafamda kalan tek şey şu saat olmuş. Daha doğrusu saatin bulunduğu yer. Bir de işte o filmi benzerlerinden ayıran müthiş konusu. Bunlar dışında hiçbir şeyi hatırlamayınca, böyle enteresan bir konuya sahip filmi izlemek çok daha eğlenceli hale geliyor. Aslında hatırlayıp hatırlamamak da hiç mühim değil. Senede birkaç kez arkadaşlarınızla toplanıp izleyip, her seferinde başka bir sahnesine gülebileceğiniz türden bir film Groundhog Day, Türkçe’ye kazandırılan adıyla “Bugün Aslında Dündü”. Halbuki Groundhog‘un kelime anlamı, filmde sürekli adı ve konusu geçen, hatta filmin bir anlamda onun üzerine kurulu olduğunu söyleyebileceğimiz dağ sıçanı. Ama çevirenler filmin konusuna uygun ve daha “ticari” bir isim koymaktan kaçınmamışlar. Aslında güzel de bir isim koymuşlar. Kalkıp da Dağ Sıçanı Günü diyemezlerdi herhalde. 🙂

Hayalet Avcıları filmiyle kendisini tanıdığım, iddaalı kapağının altında meğersem çocuk filmi yatıyormuş yahu dediğim City of Ember adlı filmde belediye başkanını canlandırdığına şahit olduğum, 4 dalda aday gösterildiği Oscar’lardan En İyi Senaryo Oscarı‘nı kazanan Lost in Translation filmindeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar‘ına aday gösterilen Bill Murray ile daha önceden kendisini çok fazla izlediğimi düşündüğüm ama galiba bunların hepsi TV’de olduğu için hiçbir filminin adını hatırlamadığım, 2 Oscar adaylı Four Weddings and a Funeral filmindeki rolüyle Altın Küre adaylığı bulunan Andie MacDowell var bu olağanüstü romantik komedinin başrolünde.
Yani anlayacağınız bu işi iyi bilen 2 oyuncuyu buluşturup harmanlamışlar.
Tabii bir de kamera arkası var. Yönetmen, yapımcı ve senarist rolünde Harold Ramis‘i görüyoruz. Senaryoyu Danny Rubin ile paylaşsalar da, filmin kamera arkasındaki en büyük emekçi Ramis diyebiliriz. Hatta filmde de ufak bir rolü var. Hayalet Avcıları‘nda da aynı şekilde parmağı olduğunu unutmadan belirteyim.


Aksi, bencil, insanlardan kendini soyutlamış, egosu için yapmadığını bırakmayan, etrafındakilerin “kıl” olarak baktığı bir hava durumu spikeri olan Phil, her yıl düzenlenen dağ sıçanı muhabbeti için Punxsutawney’e gider. Yapımcısı ve kameramanıyla beraber tabii ki. Yapımcısı tahmin edeceğiniz üzere Rita rolünü canlandıran Andie. Rita ise Phil’in tam tersine iyimser, hayata olumlu bakabilen, yardımsever, yani düzgün bir insan.
İlk gün işlerini bitirip yanındakilerle memleketine dönme planları yapan Phil’i ufak bir kar fırtınası beklemektedir. Kar fırtınası yüzünden yollar kapanınca bir gün daha aynı yerde kalmak zorunda kalan Phil’i ertesi gün uyandığında acı bir sürpriz bekler. İşte en tepedeki saat. O saat ile artık hayatı değişecek ve…
Diye devam edebileceğim konuyu burada kessem iyi ederim. Çünkü benim gibi hala izlemeyip burayı takip eden 3-5 kişi varsa insanların keyfini kaçırmayalım ve notlarımıza bakalım; (notlar spoiler teşkil etmektedir. Hala filmi izlemeyen varsa lütfen bakmasın ve hemen alttaki paragrafa atlasın.)

-İlk birkaç gün o bastığı su birikintisinin olduğu yerde, gerçekte “Bill Muray buradaki su birikintisine bastı” yazıyormuş.
-Saati alıp yere vurduğu sahnede, saatte fazla bir hasar oluşmamış. Kamera arkası ekipten biri eline aldığı çekiçle bir kez daha vurmuş o gördüğümüz halini alması için. Ama işin ilginci saat hala çalışıyordu filmde de gördüğümüz gibi. Çin malı olmadığı kesin.


-Kendimi nasıl öldürebilirim acaba diye yaptığı deneylerden birinde kendini bir yerden attığını görüyoruz. O attığı binanın ironik bir geçmişi var. Aynı binada daha önceden birisi düşüp ölmüş. Gidip oradan atlaması manidar olmuş biraz. 🙂
-Bill Murray çekimler sırasında 2 defa dağ sıçanının saldırısına maruz kalmış. Yazık..
-Yönetmen oynanacak sahneleri Murray’e açıklarken, Muray sözünü kesip, “İyi Phil mi kötü Phil mi, bunu söylesen yeter” diyormuş.
-Tekrar yaşanan gün sayısı 38 imiş. Daha uzun gibi geldi bana yav…

Notlardan sonra, film hakkındaki görüşüme gelirsek;
Türünün en iyisi diyebileceğim, şimdiye kadar izlediğim açık ara en önde bulunan romantik komedi filmi. Kahkahalar atarak izleyeceğiniz sahneleri mi saysam, yoksa gözlerinizin dolacağı sahneleri mi diyebileceğim tarzda hem komediyi hem dramı çok iyi işleyen, çok çok iyi mesajlar veren, 7’den 70’e herkesin izlemesi gereken, oyunculukların hiç şaşmadığı, kesinlikle ama kesinlikle tavsiye ettiğim müthiş bir film. Türü sevin sevmeyin hiç ama hiç farketmez. Her insan evladı izlesin yav bu filmi. 😀

Bugün günlerden ne biliyor musun?

Yönetmen: Harold Ramis
Tür: Romantik Komedi, Fantastik
Ülke: ABD
IMDb Puanı: 8.1/10 (120,474 oy) Top 250: #160
Benim Puanım; 10/10
Ödüller: Won BAFTA Film Award. Another 5 wins & 7 nominations
Oyuncular (ilk 5): Bill Murray, Andie MacDowell, Chris Elliott, Stephen Tobolowsky, Brian Doyle-Murray

IMDb: http://www.imdb.com/title/tt0107048/


3 Comments

  1. S.U. dedi ki:

    >Ben de acaip sevmiştim…

  2. kutupayusu dedi ki:

    >çok eğlndiğim iyi düşünülmüş unutmayacağım filimlerden biri ….10 puan

  3. Ze1903 dedi ki:

    >Romantik komediler artık iyice birbirini tekrar etmeye başladığı için ekisi kadar izlemiyorum.Bu film gerçekten farklı bu türün sevdiğim örneklerinden.
    When Harry met Sally ve Addicted to Love filmlerinide sevmiştim.İzlemeyenlere tavsiye edebilirim

Yorum Yapın

Arts Blogs