Kuzey Avrupadan Dizi Tavsiyesi: Bron/Broen

Broen‘i buraya yazmayı, sizlerle paylaşmayı, daha çok insanın haberdar olmasını epeydir istiyordum aslında. Dizinin ilk bölümünü izlediğimden beri belki de. Ama araya sürekli bir şeyler girince bir türlü fırsat yaratamadım ve ertelemek durumunda kaldım. Ama bu sefer kaçış yok. Çok uzun ve ayrıntılı olmasa da (ama oldu galiba) bu enfes Kuzey Avrupa dizisi kendisine yer bulacak artık bu blogda.

Bron/Broen (The Bridge), Danimarka (Bron) / İsveç (Broen) ortak yapımı olan ve 10 bölümden oluşan, gizemi ve gerilim bol sıradışı bir polisiye dizisi. Dizimiz bir cinayetle start alıyor. Danimarka’yla İsveç’i bağlayan 8km’lik Øresund Köprüsü’nde işlenen bu cinayet dışarıdan bakıldığında sıradan bir cinayet gibi dursa da, aslında işin içinde inanılmaz bir katil zekası mevcut. Çünkü bulunan cesedin bir yarısı Danimarka tarafındayken, diğer tarafı İsveç tarafında. Yani tam sınırın kesiştiği yerde.

Tabii ki soruşturma her iki tarafın da ortak girişimleriyle ilerliyor. İsveç tarafında Saga adında bir bayan, Danimarka tarafında ise Martin adındaki bir abinin dahil olduğu bu soruşturmayla dizimiz başlıyor ve 10 bölümlük mükemmel bir performans sunarak noktayı koyuyor.

Sofia Helin‘in canlandırdığı Saga Norén karakteri son zamanlarda izlediğim en iyi oyunculuğun yanında, muhteşem bir kalemden çıkmış. Hareketleri, tepkileri, mimikleri, gariplikleri, kurallara olan robotumsu bağımlılığı, enteresan yaşayış tarzı ve olaylara eğilme tarzıyla Saga, sokakta karşılaşma imkanınızın olmadığı ama ekranda izlerken hiçbir tepkisini kaçırmamak için gözünüzü bile kırpmayacağınız tarzda bir insan. İnsan diyorum ama diziyi izlemeye başladığınız andan itibaren “acaba” diyeceğinizi de tahmin etmişsinizdir. Onu anlatmaya kelimeler yetmez, öyle bir karakterin yer aldığı diziyi her gün izlesem sıkılmam muhtemelen. Danimarkalı abimiz Martin‘in ise geçmişi pek iyi değil. Her şeyiyle de Saga’nın zıttı bir karakter ancak bu iki insanın ortaklığı dizinin kalitesiyle de doğru orantılı.

Charlotte Sieling (1-4), Lisa Siwe (5-6) ve Henrik Georgsson‘un (7-10) yönettiği Camilla Ahlgren, Måns Mårlind, Hans Rosenfeldt, Nikolaj Scherfig ve Björn Stein isimli vatandaşların senaryosunu kaleme aldığı dizinin bana göre en ama en önemli artısı gizemini sezon finaline kadar koruması ve tek bölümlük olaylar yerine 10 bölümde tek bir ana hikayeye odaklanması. Yani bir bölüm bittiğinde ertesi bölümde olacakları merak ediyor ve kendinize hakim olmakta zorlanıyorsunuz. Öyle ki, 60 dakikalık bölümler bazen göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor, size de yeni bölüme başlamaktan başka bir çare bırakmıyor. Benim için belki de bir diziyi izlememdeki en önemli özellik bu olunca da, tavsiye etmeden, başklarını da kışkırtmadan duramıyorum işte.

İyi oyunculuklar ve kurgunun getirdiği üst düzey gizemin yanında bir de şahane müzikler var tabii. Zaten bana kalırsa bir dizinin müzikleri çok iyiyse, o dizi mutlaka bir gömlek yukarıda oluyor. Müzikler için o kadar ince düşünüldüğünde, gerisini de bir şekilde halletmiş, seyirciye tadından yenmeyecek bir iş sunmuş oluyorlar.

Saga ile Martin’in arasında çoğu zaman Saga’nın olaylara tepkisinden doğan muhabbetler de görülmeye değer yanlardan. Saga ciddi anlamda bu dünyadan olamayacak kadar farklı bir karakter. Bana The Big Bang Theory‘den bizim Sheldon‘ı anımsattı hep izlerken. Onun kadın hali ete kemiğe bürünmüş şekilde karşımıza çıkmış sanki. Evet, cinayet, ölümler falan derken Saga bazen öyle tepkiler koyuyor ki, siz de kahkayayı koyveriyorsunuz gerilim, gizemin en tavan yaptığı anlarda.

Dizinin katil profili çizen azılı amcası, benzerlerinden farklı bir yol çizip aslında günümüz dünyasındaki yaklaşımlara da ufaktan bir eleştiri getiriyor. Neden öldüreceği, nasıl öldüreceği, ne zaman öldüreceği hep bir merak konusu ve seyirciyi de ekranda tutmak için seçilmiş şahane bir yol bana kalırsa.
Bir de dizinin içine çok iyi dağıtılmış öylesine yan karakterler var ki, hani içlerinden herhangi birini alıp herhangi bir dizide başrol verebilirsiniz. Oyunculuklar inanılmaz derecede gerçekçi. Bu da dizinin kalitesini bir kat daha arttırıyor. Yani sadece başrol oyuncuları/karakterleri üzerinden ilerlemeye seçen bir diziden bahsetmiyoruz. Diziye bir şekilde dahil olan tüm karakterlerin hikayede önemli bir yeri var.

Broen’in daha yazılacak sürüyle özelliği vardır elbette. Ben izleyip bitireli epey oldu, bir tekrar bile yapmayı düşünüyorum hatta. Ama bence son yılların en karakterli dizilerden. Ne yaptığını bilen ve kalitesini başından sonuna kadar koruyan görülmeye değer bir ortak yapım.  Kuzey Avrupa’dan son zamanlarda çok güzel işler geliyor. Abd’de yayınlanıp bizlerin de gönlünü fetheden The Killing‘in de 2007 Danimarka yapımı Forbrydelsen‘den uyarlandığını düşünürsek, haklarını verelim, polisiye işini sadece polisiyede bırakmıyor adamlar. İçine çok iyi karakterler serpiştirip, üst düzey bir olay örgüsüyle de seyirciyi kitliyorlar.

Dizi İngiltere, Almanya ve Norveç gibi ülkelerde de yayınlanıp epey sevildi. 2. sezonu için de çalışmalara başlandı ve önümüzdeki Ekim’de çekimlere başlayacaklar. 2013’ün sonbaharında da yayınlanması bekleniyor.

Yaza girdiğimizi ciddi ciddi hissetmeye başladığımız şu günlerde yeni bir diziye başlamak isterseniz ve türü de seviyorsanız Broen kaçırılmayacak bir dizi. Hele ki sağlam dizilerin hemen hemen hepsinin araya girdiğini de düşünürsek çok iyi bir tercih olabilir. Çekimleri, kurgusu, senaryosu, oyunculukları, hikayesi, müzikleri, karakterleri, polisi, katili her şeyiyle 10 numara bir dizi Bron/Broen.

Not: Diziyi sanal alemde bulmak biraz güç. Eğer üyeliğiniz varsa BTN‘den veya Karagarga‘dan indirebilirsiniz. Oralara üyelik bulmak zor diyorsanız 30 saniyede üyelik alabileceğiniz RuTracker‘da da mevcut.

Bonus: Ben fragman izlemem ama merak ederseniz diye paylaşayım istedim. Gaza da getirir belki…


44 Comments

  1. sweet drop diyor ki:

    Çok beğendim bu yazını,dizinin ultra aşık olanı olduğumdan mı bilmem…
    Bana Saga karakteri çok normal geldi.Annem İsveç’li olduğundan…O ülkenin insanları için Saga’nın yaptıkları çok normal.Herkesin içinde soyunması efenime söliyim fuck bodylik adam bulması öhö.Bu noktada Saga karakteri çok başarılı olmuş İsveç’in de bu yapımda eli olmasından dolayı,güzel yansıtmışlar kendilerini diziye…
    Ben senin aksine kimse izlemesin istiyorum:D
    Bi kaç kişi bilelim filan.
    Kıskanıyorum elimde değil.
    Son olarak güzel analizlerin için ellerine sağlık:)

    • SirEvo diyor ki:

      Fuck body ve herkesin içinde soyunması hadi bir yere kadar ama bazı tepkileri gerçekten çok uç noktalarda. Olaylara bakış açısı hatta. Şimdi buraya yazıp spoiler vermek istemiyorum, o yüzden diziyi izleyenler kendileri keşfetsinler artık. 🙂

      Yorumun ve sürekli desteğin için de ayrıca teşekkürler efem. :))

  2. sweet drop diyor ki:

    Tüm söylediğin şeyleri anlıyorum ben de tık etmiyorum büyüsü kaçmasın.

  3. gutu diyor ki:

    valla uzun uğraşlar sonucu o abuk rusça siteden bi şekilde üye olup torrenti aldım ama, umarım dizi de rusça musça çıkmaz! çok merak ettim doğrusu!

    • SirEvo diyor ki:

      🙂 Yok yok Rusça çıkmaz merak etme. Rusça ses olsa bile ekstradan ekliyorlar ve mutlaka orijinal sesi tutuyorlar videoların içinde. O site çok kullanışlıdır aslında, kaynaklar çok iyidir, film-dizi ne lazımsa gönül rahatlığıyla indirebilirsin…

      Ek: Siteye baktım da, o sürümün ilk dili Rusça. İkinci dil orijinal. Eğer bs player kullanıyorsan dil seçimini kolaylıkla yapabilirsin ama başka bir program kullanıyorsan mesuliyet almam. 🙂 Dizi izlemek için kullandığın programı söylesene bi. 🙂

    • tolga diyor ki:

      hocam sitenin adını verebilirmisin.çok sevaba girersin,amin ol 🙂

    • SirEvo diyor ki:

      Hocam yazının sonunda var link. 🙂 Yazıda Rutracker diye arat göreceksin tıklanabilir, mavi renkte bir yazıyı.

  4. tolga diyor ki:

    şu sıralar the killing dizisine kafayı taktığımdan ve senin her tavsiyenin iyi çıkmasından dolayı bu diziyi hemen izlemeliyim.ama torrent bulamadım :(yardımcı olurmusun?

    • SirEvo diyor ki:

      Yazıda paylaştığım Rus sitesinden indirebilirsin hocam. The Killing’in bir tık üstüdür dizi. 🙂

  5. tolga diyor ki:

    saol hocam,the killing’in bir tık üstüdür diyerek beklentilerimi yükselttin,haberin olsun 🙂

  6. ringoplast diyor ki:

    diziyi dün indirdim bu yazıda iştahımı iyice kabarttı. hemen başlıyım iyisimi 🙂 Kuzey avrupa sinemasındaki soğuk gerilimi dizi de fazlasıyla hissettirecek gibi.

  7. gutu diyor ki:

    VLC Player kullanıyorum.. insin dizi de bi bakayım yapabilecek miyim.. olmazsa BS Player’a başrurum ^_^

    • SirEvo diyor ki:

      Win 7 kurduğumdan beri VLC’nin suratına bakmadıydım, ayıp da ettiğimi farkettim şimdi. Çoğu zaman beni kurtarmış bir yazılımdır kendisi. Ama 2. ses olayını seçebiliyor musun onu hatırlayamadım işte…

    • tolga diyor ki:

      vlc’de ses/ses izi seçeneklerinden yapılabiliyor.zaten 2 tane seçenek var biri rusça diğeri dan.yalnız tüm bölümler inmeden açmıyor vlc,mecburen beklemek lazım…

    • SirEvo diyor ki:

      Nasıl tüm bölümler yav? Öncelik denen bir olay var, oradan ilk 2 bölümü mesela Yüksek Öncelik yapacaksınız. Kalanları da Düşük. Bu sayede önce ilk 2 bölümü indirir %100 olarak. Her program da açar sonra. Dil destek olayı varsa şahane, teşekkür ettik. 🙂

  8. edizliv diyor ki:

    aman hocam yine kitliyeceksin bizi diziye.gene işe uykusuz uykusuz gideceğiz…Beyler,bayanlar uyarayım…tavsiye ediyorsa kitliyodur dizi ekran başına…breaking bad ve dexter çıkana kadar girelim şu diziye…yeni dizayn hayırlı olsun buarada

  9. tolga diyor ki:

    başımıza yeni musallat olan akn illeti yüzünden,dizi hala inmedi.tüm bölümler inmeden de açılmıyor.2 gündür ancak 7gb indirebildim.bu adil kullanım zıkkımı yüzünden eskisi gibi rahat olamayacağız maalesef…

    • SirEvo diyor ki:

      Diğer tarafa cevap verirken yazdım, dediğim gibi Priority olayını yaparsanız istediğiniz bölüm önce iner.
      http://i.imgur.com/yvyAf.jpg
      Resimdeki yerden High’ı seçtiğinizde seçtiğiniz dosyalara öncelik verecektir.

    • tolga diyor ki:

      saol hocam,bölümler hep bölük pörçük iniyormuş 🙂 o yüzden açamamışım…

    • SirEvo diyor ki:

      Kesinlikle. Kafasına göre indirir eğer “şunu önce indir” demezsen. 🙂
      Rica ederim.

  10. tolga diyor ki:

    akn illetine inat 3 günde indirip izleyebildim sonunda diziyi.10 bölümü 2 günde bitirdim.sen bu diziyi tavsiye etmesen haberim olurmuydu bilemiyorum.gerçekten güzel bir deneyimdi.özellikle saga noren karakteri beni benden aldı.onu gördüğüm her sahnede yüzümü tebessüm kapladı.gerçek hayatta böyle bir karakter varmıdır emin değilim ama diziye katkısı oldukça fazla.bu diziyi izledikten sonra malmö/kopenhag arasındaki o köprüyü görmeden ölmemem kanaatine vardım.bir gün o köprüyü görmem lazım 🙂

    • SirEvo diyor ki:

      Ahahaha! Aynen aynen! Saga ne zaman gözükse ayrı bir tebessüm kaplıyor insanın yüzünü.

  11. detays diyor ki:

    Bakalım izlemeye başlayacağım yarın öbür gün.
    İlk başta ilgimi çeken Danimarka/İsveç yapımı olması. Böylesi bağımsız yapımlara bayılıyorum.
    Konusuda ayretten ilgimi çekti.
    The Killing’e başlayacaktım ama önceliği buna veriyorum. 🙂

    • SirEvo diyor ki:

      Killing epey uzun bir maraton, bunu seçmen çok daha mantıklı şu aşamada. Hem bunun kalitesi 1 gömlek üsttedir ondan. Umarım hoşuna gider. Gerçi şimdiye kadar yarıda bırakan olmadı etrafımda. 🙂

  12. detays diyor ki:

    Çok hızlıyım galba. 😀
    Diziyi bitirdim. Gerçekten güzledi.
    Lakin 8.bölüme kadar. 🙂
    Ondan sonra benim için sıradan bir hale geldi.

    Bi kez daha dediğim gibi spoiler olmasın diye detay vermeyim.
    Gerekli ve uzun yorum herzamanki gibi divxplanet’de. 😀
    Neyse şimdi Damages’e başladım, bakalım o nasıl.

    • SirEvo diyor ki:

      Nasıl sıradan yav? Ciddi misin?
      Son 2 bölümüdür o diziyi efsaneler arasına sokan. Klişelerle dalga geçen finali hele…

  13. tayfun diyor ki:

    http://watchseries.eu/serie/bron_broen buyrun izlemek isteyenler ..idm ile indirebilirsinz..

  14. tayfun diyor ki:

    http://www.dizimatik.com/rg-ff-bs-fks-bridge-aka-bron-broen-season-1-a-t379916.html ……. burada altyazısız görüntüsü süper.. indirme linkleri mevcut.. ben oradan indirip izledim öneririrm…

  15. Sycorox diyor ki:

    merak ediyordum zaten, yazıyı görünce ee artık başlayayım dedim. 🙂

  16. FeeLThePain diyor ki:

    Öncelikle tavsiye için teşekkürler 🙂
    Uzunca bir süreye yayarak, hiç bitirmek istemeden doya doya izledim diziyi ve bugün bitti. Başlarda dile biraz yabancılık çeksem de bir kaç bölüm sonra yavaş yavaş oturmaya başladı, kulağa garip gelen o yapı yok oldu ve zaten tepkileri falan anlamaya başlayınca sorun kalmadı.

    Diziye gelince: (Mümkün olduğunca azaltmaya çalışsam da çok ufak dozda spoiler içerebilir.)
    Mükemmel bir yapım. Karakterler başlı başına kalite ve Martin-Saga ikilisi her şeyiyle muhteşem. Özellikle Saga karakteri “kutunun dışında” bir karakter olmuş. Tam diyorsunuz “aha şimdi insani bir tepki gösterecek” çat klasik bir Saga tepkisi ve devam…
    -spoiler-
    Yalnız beni şaşırtan ve belkide dizinin tek kötü yanı olarak sayabileceğim şey katilin muhteşem kurgusundan sonra çok basit ve bana göre klişe bir hikaye ile bağlanması oldu. Tamam dizinin sonuna kadar muhteşem bir şekilde ilerledi ama sanki, o hikayeye yön veren “asıl” bağlama olmamış gibi geldi bana. Ama onu da finalde iyi kotardılar.

  17. bulentt diyor ki:

    mrb, sayende böyle bir diziyi izleme şansına sahip oldum.meğer benim aradığım tam da buymuş.dizinin atmosferi, oyunculuklar ben martini çok beğendim bu arada harika oynamış bence.herkesce bilinen dizilerden ziyade bu tür az bilinen ama kalite kokan dizileri bizlere ulaştırman övgüyü hakediyor.teşekkürler kendi adıma…

    • SirEvo diyor ki:

      Yazıyı yazmadan önceki düşüncem de, ben izledim ve beğendim madem, diğer insanlar neden haberdar olmasındı. Böyle bir yorum gelmesi ciddi manada sevindirici. Rica ederim.

  18. Uğur Gül diyor ki:

    Karakterler, konu, işleyiş… Hepsi harikaydı, bayıldım.
    Saga elbette gerçek olamaz diyebileceğimiz kadar kuzeyli ama yine bir kuzeyli olan Martin’in Akdenizli kahkahaları da bir hayli güzeldi. Senin bu yazından öğrenmiştim dizinin varlığını ve iki günde bitirdim ilk sezonu. Sabırsızlıkla ikinci sezonu bekliyorum. Teşekkürler.
    İmza: Bir ergen 🙁

    • SirEvo diyor ki:

      Martin’in gülüşü dediğin gibi aklıma takla mı attın tahla geldi ya. Orijinaldi gülüşü cidden.

      İmza: okuma oranlarına bakarken çıplak kadın fotolarıyla sarsılan insan evladı.

  19. Uğur Gül diyor ki:

    Hahahaa ne kadar uğraşsa bir tahlacı amca potansiyeline ulaşamaz ama gerçekten orjinal bir kahkahası vardı 🙂

    Sevgiler,
    Çıplak kadın fotolarından sarsılan İzmir’li görmüş masum köylü.

    • SirEvo diyor ki:

      tahlacı amcanın yeri ayrı tabii. 😛

      İmza: Çıplak kadın fotolarından sarsılmayan, okuma oranlarına bakarken çıplak kadın fotolarından sarsılan İzmirli.

  20. Uğur Gül diyor ki:

    Bardağın giyinik tarafına bak canım sen de 🙂
    Neyse konudan çok saptık, yazı için tekrar teşekkürler.
    Şunun şurasında sonbahara ne kaldı, heyecanla bekliyoruz.

  21. Ceylan Mert diyor ki:

    Bu tavsiyeler bence çok değerli. Teşekkürler.

  22. hakan diyor ki:

    bu yazıyı okuduğumdan beri aklımda olupta 3gün gönce 10 bölümü indirip son 2 günde 5 er bölümden seyredip az önce bitirdiğim muhteşem dizi.Saga Norén 😉

Trackbacks for this post

  1. […] yavaş Broen moduna girmeli ve hatta gerekirse ilk sezonu da tekrar etmeli. İzlemeyenleri de şuraya alayım, tavsiye yazısını okuyup ilk fırsatta Saga’yla, efsaneyle […]

Yorum Yapın

Arts Blogs