Bir rüyaydı, geldi geçti…


Sonuçta deplasmanda alınan 4 puan ile kapattık grubu. Ne garip takımız. Şampiyonlar Ligi’nde 3 maçı deplasmanda oynayan takımlar deplasman için puan şansını az görürler ama biz içeride puan alamayıp, Wolfsburg ile dışarıda 0-0 berabere kalıyoruz ve Man UTD’ı 1-0 ile deviriyoruz. Ama 2 maçla yetmiyor bu işler. Bizdeki atak hattıyla da yetmiyor maalesef.

Maça iyi başladık aslında diğer maçlara oranla. İstekli, arzulu bir Beşiktaş vardı, taa ki 25. dakikaya kadar. Bu 25 dakika içerisinde de bulunduğu zaman gole çevrilecek çok net bir pozisyon da yakaladık. Ama olmayınca olmuyor. Old Trafford’da ceza sahası dışından çakan Tello kaleciyle karşı karşıya pozisyonda mutlak golü auta yolluyor. 25. dakikadan sonra apaçık görünen defansif planın işlevsizliği 41. dakikaya kadar kaldırabildi CSKA ataklarını.
Eh zaten elinizde Krasic gibi bir adam varsa da maçı çevirme olasılığınız bir hayli yüksek oluyor. Üstüne teknik manada vezirin yerini iyi oynatıp Şah çeken karşı takımın önüne bir piyon bile koymazsanız Şah-Mat olup oyunu daha ilk yarıda kapatırsınız. Nitekim yenilen golden sonra atılması gereken 3 golü bu sezon kaç kere bulmuşuz ki şimdi bulacağız, hem de Avrupa’da…

Maçın üzerine yazılacak pek bir şey yok. Maça başlanan 11’e ise diyecek hiçbir şey yok. Mutlak galibiyet parolasıyla çıkılan final niteliğinde maç bu kadar defansif adamlarla çıkmak garip bir olay. 4 defans + 3 defansif orta saha yuh denecek cinsten. Trabzon’a karşı falan tutar anca bu taktik.
Bunların dışında; İbrahim Üzülmez’in 10 ortasından 1 tanesi yerini buldu ve Bobo yine gole adını yazdırdı. En az 10 tane kullandığımız kornerlerden Ferrari’nin kafasına denk gelen 2 tanesi de harcanınca zaten, atak hattında oyunu çözebilecek bir oyuncusu olmayan Beşiktaş mağlubiyete doğru koştu. Gerçi 80lerin sonunda gelen gol biraz olsun “yenemiyorsan yenilme” mentalitesini iyi işlediğimizi düşündürse de Akinfeev’in Nihat’ın şutunu çıkardığı şekilde bir atraksiyon gösteremeyen Rüştü’nün ellerinden geçen top mağlubiyet hanemize bir sayı daha ekledi.

“CSKA Maçı ne olur” anketimize katılan 21 arkadaştan 16’sı bizim galip gelip Avrupa Ligi’ne kalabileceğimizi düşünmüş, 3 tanesi yenip 4. olacağımızı, 2 kişi de maçın berabere biteceğini işaretlemiş. Hiç oy almayan CSKA galibiyeti ise bu gecenin puslu havasına ok gibi saplandı. :))
4 puan ile kapattığımız CL’de ilk defa evimizde 3 maç üst üste kaybetmek de işin acı gerçeği. Ama bu takımdan ben daha fazlasını hiçbir zaman beklemedim. Defansif olarak iyi olmanız TSL’de işinize yarayabilir ama Şampiyonlar Ligi gibi üst düzey bir turnuvada ağzınızı havaya açarsınız.

Ne yapalım, kulvarlardan bir tanesi eksildi. CSKA gibi hücum hattında etkili olan bir takımı ne kadar iyi defansa sahip olursanız olun durduramazsınız. Ki gol atmayı beceremeyip de çok gol atmanız gereken bir duruma düşerseniz, işte o zaman gollere davetiye çıkmarmanız işten bile değildir. Kısmet değilmiş. En azından beraberlik olsa bile sevinirdik ama yapacak da bir şey yok. Önce Uefa’nın kararına bakıcaz, olmadı lige devam. 🙂

Bu arada içeride 3 yediğimiz, dışarıda berabere kaldığımız Wolfsburg, Owen’ın patlamasına şahit oldu. Hattrick yapmış Owen bize nazire yapar gibi. Wolfsburg’un bizim açımızdan en az 1 puan çıkarması gereken bir maçtan puan alması beklenemezdi zaten. CSKA’yı yenip de onların şu sonucuyla Avrupa Ligi’ne gidememek epey koyardı. Evlerinde eksik bir Manchester tarafından 3-1 mağlup edilen Wolfsburg’un CL yerine Avrupa Ligi’ne gitmesine “Oh iyi olmuş” diyorek bitiriyorum.


2 Comments

  1. pepp diyor ki:

    >Geçmiş olsun, Yazık oldu…

  2. Schumy diyor ki:

    >Futbolun tanrıları ligde değil de bu günlerde yanınızda olsaydı keşke. İşte telafisi olmayan maçlarda kazanamayınca sonuçları daha ağır oluyor.

    Avrupa'da bugüne kadar elle tutulur tek başarısı Fenerbahçe'ye 0 çektirmek olan bir adamdan da başarı ummak ciddi anlamda hayalperestlikti. Zaten Manchester'ı yenmeseydiniz bu hayal çoktan unutulup gidecekti ama işte yine de bir umut diyordu insan.

    Beşiktaş'a üzülmedim, şimdi lige konsantre olacaklar fakat ligde de çok başarılı olacaklarını hala düşünmüyorum. Zaman herşeyi gösterecek.

    Geçmiş olsun, ülke puanı alamayacağımıza üzülüyorum.

Yorum Yapın

Arts Blogs