BestBuy ve MediaMarkt’ın yan etkileri…

Ekim’in sonlarına doğru, zaten alışveriş merkezleri sayesinde iyice kalabalıklaşan (Kipa, Koçtaş, Migros, Palmiye, Agora) Balçova’ya bir de MediaMarkt açılmıştı. İndirimler falan, tarihinin en kalabalık birkaç gününü yaşamıştı. Yerinde görüp de birkaç satır karalamıştım hatta ben de.
Açılışında yaşanan izdiham ve ziyarete gelen(!) müşterileri garip bir sıra sistemine sokup içeri kabul etmeleri, o talihsiz sıcaklarda pişen insan manzaraları ve felç olan trafikten sonra çok insan küfür etmiştir diye tahmin ediyorum. MediaMarkt’ın bu atağından sonra, Balçova’daki en yüksek ama en bitirilemeyen binaya da BestBuy el koydu ve Amerika’nın 1 numaralı(!) elektronik mağazasını burada açacağını duyurdu. Yıllardan beri atıl kalan bina sonunda işlevsellik kazanacaktı. Sevindik elbet. İndirim olur, cebimizde de para olursa 3-5 bir şey biz de alırız diye düşündük. MediaMarkt’ın yaratıcı beyinleri de bizim gibi düşünmüş olacak ki, Best Buy’ın açılış gününe acayip indirimler yapacağız sözü verdi. LCD TV’lerde %50 indirimden bahsediyorum. 1 milyarlık bir payın cebinde kalmasını isteyen vatandaş da haliyle hücum etti yine MediaMarkt reyonlarına. Ben hücum etmesem de, hani belki ucuz bi HDD falan bulur da alarım mantığıyla otobüse atlayıp 20 dakika mesafedeki yere gittim bir arkadaşla.
Ulen bu nasıl kalabalık? Sanarsın bütün mağazayı bedavaya veriyor adamlar. Millet üst üste resmen. Ama işin acı tarafı; hem biz gidene kadar hiçbir indirimli ürünün kalmaması, hem 3-5 üründe indirim yapıp milletin kafasını çelip “biz hep ucuzuz” mantığını beyinlere yerleştirmeye çalışılması, hem de sevgili polislerimizin sıra neyim dinlemeden içeri dalması ve akşamlardan beri sırada bekleyen insanların gözü önünde indirimli LCD’leri toplamasıydı.
Oradan çıkıp yürüme mesafesiyle 5-10 dakika olan BestBuy’a vardığımızda, MediaMarkt’tan aşağı kalır yanlarının kalmadığını gördük tabii. Ekmek sırası gibi bekletilen insanlar falan, iyice dellenip hiç oraya da girmeden ufak bi Kipa turundan sonra eve döndük.
Eve dönüşte otobüs beklerken bir abinin LCD aldığını gördüm. 32″ Samsung almış. Arkadaşa “ulen amma indirim yaptılar he, 40″ler 1000TL, 32″ler 600TL olmuş MediaMarkt’ta” dedim. Bu muhabbet 3-5 dakka devam edince abi de çok yakında olunca şöyle bi arkasını döner gibi oldu, arkadaş da çat diye sordu;

Arkadaş: Abi ne kadar verdin LCD’ye?
Abi: 1400TL, Kipa’dan aldım.

Nutkum tutuldu resmen. 1.5 sene önce aynı LCD’yi TeknoSA’dan aldıydı akraba, 1500TL civarı bir şey verdiydi. Düşünün, 1-2 haftada fiyatlar o kadar hızlı değişirken, 2 tane koskoca elektronik mağazası açılmışken ve fiyatlarda da damping moduna girilmişken, abi gitmiş 1400TL saymış Kipa’da.
Tabii ben hiçbir şey demeden ilk gelen otobüse atlama şeklinde oradan uzaklaştım arkadaşla.
Dün beni en çok üzen bu oldu. Tamam, o 2 firma satarken birazcık erken gidip yorulmak lazım ama 1400TL de havadan gelmiyor ki yav. Aynı ürüne 15-20TL fazla verdik mi içimize oturuyor, benim hesabıma göre abi 800TL ekstradan para vermiş. Aynı paraya gidip ondan 2 tane veya 1-2 üst modelinden alma imkanı vardı. Neyse.

Bizimkiler yokken, evde de yapacak bişey yokken, hazır haftasonu da olmasıyla bugün yine dışarıdaydım. Babanem dünden sipariş verdiydi, “3 lavaş 2 pide al gel kahvaltıyı bizde yapalım. (benden başka ekmek alan olmadığından, haftalık alıyorum genelde)” Yakında da oturmuyor hani. 30-35 dakka yol otobüsle. 80 yaşında kadın, kıramıyorsun da, yeri geldiğinde “hazine” görevi gördüğünden de “tamam” diyip sözü verdik. Sabah havaya baktım. Soğuk. Giydim kalın bi mont çıktım yola. Siparişleri alıp atladım otobüse. Yahu bu ne? Ayakta durmak tam bi işkence. 30 dakkalık yolda, bu soğuk havada kan ter içinde kalıyor insan. Evden çıkarken soğuk ama açık hava, otobüsten indiğinde sıcak ama yağmurun atıştırdığı hava. Boşuna dememişler “İzmir’in bi kızına bide havasına güven olmaz” diye. Lanet olsun ya. Tişört giyilecek havada montla dolaşmak gibi rezil bir şey yok. Ama işin garibi, bi yağmur yağıyor, ardından güneş açıyor. Sonra güneş gidiyor yine yağmur geliyor. Sonra ikisi birden. Sonra hiçbiri falan, tam bi skandal şu İzmir hava bakımından.
Babaneden çıktım bindim yine otobüse eve dönecem. 1 saate yakın sürede vardım.
Balçova’yı 5 dakkada kateden otobüs 25-30 dakkada zor çıktı. Böyle bi kalabalık olamaz ya. Otobüsler desen rezalet. Millet balık istifi üst üste çıkmış vaziyette. Bi de 450-500bin TL verilip de alınmış otobüslerden he, en yenisi, bilir İzmirliler. Ulan bi havalandırma yok, millet kalınları giymiş terliyor haliyle, kokuyo içerisi. Yok, bi havalandırma yok 500 milyarlık otobüste ya, güler misin ağlar mısın?! Havalandırmayı geçtim, kapıların kapanma olayı da ayrı bi skandal. Belirli bir seviyeye kadar önü boş olacakmış diye kapanmıyor kapı. Arkalarda bi de şöförün ses gitmiyor. Her durakta 5-10 kere aynı kapı açılıp kapanıyor. Önünde duran odun da armut gibi bekliyor. Falan filan derken gün yollarda bitti resmen.

Bu yazıyı da neden yazdım bilmiyorum. Evdekilerin de olmamasıyla bu birkaç gün benden verim alma şansınız yok, o yüzden yazdım belki de. 🙂


4 Comments

  1. tyler78 dedi ki:

    >'Hazine' görevi ha. 😀
    Nedir bu anneanne, babaannelerin torunlarından çektiği. 😀

    Valla ben de hiç sevmem bu eziyetleri. Gitmesen bile dolaylı yoldan(genelde yollardan) çekiyorsun eziyetini. Geçmiş olsun.

  2. SirEvo dedi ki:

    >İşin esprisi o tabii. 🙂 Onu zor durumda bırakıcak şekilde davranmam hiçbir zaman. =)

  3. H. Cihan Salim dedi ki:

    >Merhabalar,
    Sanırım Cumartesi günü gördüklerinizi yazdınız, açılışımız için ben de İstanbul'dan geldim, eğer öğleden önce bir kuyruk gördüyseniz protokol açılışı nedeniyle mağazamızı biraz geç açmamızdan olabilir.
    Ama ne Cumartesi, ne de Pazar Best Buy'da bir izdiham olmadı, çünkü biz aşırı indirimde olan ürünleri mağaza içinde izdiham yaratacak şekilde yerleştirmedik, dışardan kupon dağıttık. Sıkıntı çeken kimseye ben rastlamadım, ama tabii yine de arada acemilikler olmuş olabilir. O yüzden kendi adıma konuşacak olursam bu iki gün beni mutlu etti 🙂
    Selamlar;

  4. SirEvo dedi ki:

    >Merhaba,
    BestBuy'dan birinin yazması tuhafıma gitti, öncelikle onu belirteyim.
    Yazıya dönecek olursak, izdiham olaylarına pek girmedim BestBuy'daki, hatta hiç bahsetmemişim böyle bir şeyden çünkü içeriye girip de o tarz bir manzarayla karşılaşma durumum olmadı, daha çok MediaMarkt'ın indirim günü temalıydı yazı. Ama şöyle de bir şey var ki, BestBuy açılmasa MediaMarkt indirim yapmazdı, MediaMarkt indirim yapmasa da böyle doluşmazdı insanlar Balçova bölgesine. E ben de bu yazıyı yazmazdım. 🙂
    Sonuç olarak; bu tip yerlerin açılmasını mutlu karşılamakla beraber, açılış sırasında yaşananların hiçbir zaman değişmeyeceğinden eminim. Sizde izdiham olmamıştır, çünkü %50-60'lara varan indirimler yapmadınız. Yapmış olsaydınız oradaki manzaranın benzerini sizde de yaşardık diye tahmin ediyorum. Ne olursa olsun, indirim oldu mu insanların gözü dönüyor. 🙂 Ama yine yazıda bahsettiğim gibi, BestBuy'a girme şansım olmadı. O sırayı beklemeyi göze almadım. İçerisindeki durumu bilemiyorum ama dışarıda güzel bir insan kitlesi olduğu kesindi. Fotoğraf çekmiş olsam eklerdim de, gerçi siz de farketmişsinizdir. Hatta hemen girişin üst tarafında 2-3 kişi aşağıdaki kalabalığı izliyordu. Neyse, yeni mağazanız hayırlı olsun diyorum. Şöyle güzel bi' HDD indirimi yaparsanız bana özel çok da hora geçer diyorum. 😛
    İyi sabahlar…

Yorum Yapın

Arts Blogs