Beşiktaş vs. Fridays


Uğursuz Cuma‘nın laneti tam gaz devam ediyor mu demeliyim yoksa “Cuma’nın gelişi Perşembe’den bellidir” mi? Bu sezon 2 kere puan bıraktığımız Cuma maçlarından bu sefer liderliği bırakıyoruz, bir de üstüne 5.liğe gerileme şansını yakalıyoruz. Gerçi 20-30 maç üst üste kazanacak halimiz de yok. En son 9 maçlık seriyi 100. yılımızda yakaladığımızı düşünürsek bence iyi de geldik buraya kadar. Hele başlardaki performanstan sonra ha 1 puan farkla 1. ha 2 puan farkla 5. olmuşuz. Hiç farketmez şimdilik.
Ama bu seferki beraberliği biz istedik sanırım. Nobre ve Nihat’la oyuna başlayan Denizli istedi bu mağlubiyeti. Takıma geldiklerinden beri 1er gol atıp atmadıkları belli olmayan, maç çevirme yetenekleri 0 olan, maç çevirmeyi geçtim gol ve pas atma olayını da aşan 2 arkadaştan bahsediyoruz. Şu maçı 90 dakika canlı izleyip hala bana Nihat’ı savunacak birisi varsa zaten onun futbol mentalitesinden şüphe ederim.


8 maçtır kazanan bir takım var ortada. Öyle veya böyle 1 gol bulup işi bitiriyordu bugüne kadar. Peki bu bulunan gollerden hiçbirinde Nobre’nin imzası var mıydı? 15 maça çıkmış bu sezon. 14 TSL, 1 CL. Tek bir golü yok yahu. 1 tane gol atmamış adam. Oynadığı 14 maçın 14’ünü de izledim. Kendisine top mu atılmadı? Gol atamadığı maçlarda Beşiktaş kendi kalesine mi kapandı? Hayır. Her maç en az 2-3 net pozisyonla buluşturulup hepsini hunharca, adice harcadı.
Bunun yanında ilk11’in değişilmez ismi Nihat var bir de. Al birini vur ötekini cinsinden. O da bu sezon 10 TSL 3 CL maçına çıkmış ve 1 tane TSL’de golü var. Onu da hatırlarsanız isteyerek atmadı, adama çarpıp girdi. Tam gol bile sayılmaz. 😀
Ya ben bu 2 adama ne desem bilemiyorum. Yazık yani. Nihat 4 milyon 250 bin €’ya transfer olmuş, yıllık 3.5 milyon € para alıyor. Şu takımda o oynamayı hakediyorsa ben de çıkar çatır çatır oynarım. Çünkü takıma katkısı yok. Yaptığı şey sahada oradan oraya koşmak. Aynı Güiza gibi mal mal ortalıklarda dolanıyor. Ayağına top gelirse de 2 tane şık doğuyor onun için. Daha doğrusu bu şıkları kendisi yaratıyor. İlki gollük/kaleyi bulabilecek şut pozisyonlarında salak salak pas atması, diğeri ise pas atması gereken yerlerde dağa taşa topu göndermesi. Her maç bu 2 şıkkı çok güzel uyguluyor ve sanki bir ajan bir köstebek gibi gol atmamak için elinden geleni yapıyor. Yine bu maçta kaçırdığı bir pozisyon var ki, futbolu biraz bilen bir adam onu gole çevirirdi. Üzülüyorum böyle pozisyonlardan bahsetmekten ama o kadar sinirliyim ki kaçırdığı pozisyonlara…
Bu 2 arkadaşın yanında bir de Tabata denen 8 milyon €’ya takıma transfer olmuş, 10.5 diye ortalarda laf dönen ama sıradan bir 10 numaranın tırnağı bile olamayacak özelliklere sahip, pas vermekten aciz, çalım atmayı bilmeyen, şutları kısır, yarattığı pozisyonlar saman alevi gibi sönen, bir maçta 1 tane düzgün hareket yapıyorsa 111 tane yanlış hareket yapan bir adam. Ama cebren ve hile ile hâlâ takımda kendine yer bulabiliyor. Şu adamın yerine takımda Uğur oynasa yeminle daha iyi işler yapar. Hiç sevmediğim, nefret ettiğim Uğur bile daha iyi işler yapar.
Sanırım Denizli başımızda olduğu sürece bu tarz haykırışlar, kadrolara bakıp “yok ebesininki” durumlarına düşmeler yaşayacağız.

Aslında ilginç bir not daha var bu maçla ilgili. Cuma günü oynana ve berabere kalınan 3. beraberlik olması dışında ilginç bir not, benim açımdan ilginç bir not. Bu sezon ilk defa formayla maç izledim. E bir daha formayla izler miyim? Geçen sezon da kendi evimizde 2-1 yenildiğimiz Fener maçında bu hataya düşmüştüm. Bir de ilk defa gittiğim İnönü’deki Bursaspor beraberliğinde bu formayı giymiştim. Artık eminim ki bu forma bana yaramıyor. Yok daha izlemem zaten. Halı saha maçı olursa anca giyilir ya, Allah’ın hakkı 3 demişler. 🙂

Tabii ki bu notların en en en ilginci ilk11 kadrosu. Maça başlamadan 5 dakika önce öğrendim ve adeta yıkıldım. Bobo yedek, Nobre yine, yeniden 11’de. Yahu Bobo değil mi son maçlarda performansı tavan yapan adam? Ne demeye oturtursun? CSKA maçı için mi? E tamam, CSKA maçı için oturttun madem anladık da o zaman sonradan niye sokuyorsun? Madem sokacaksın niye 45’te sokmuyorsun veya 11’de başlatmıyorsun ey Denizli? Harbiden tavşancısın ya.
İbo’yu dinlendirmek diye bir şey var bir de. Yok artık… İbo niye dinlensin? Ne yaptı da yoruldu bu adam ya? Zaten karşında öyle bir Diyarbakır var ki, ilk yarı şutları yok, bizim kaleye ilk geldikleri atak 20. dakikaydı galiba. İlk yarı İbo bekte İsmail sol açıkta niye oynamaz? Cevabı çok basit, Nihat. Nihatı oynatmak için takımın içine ediliyor. Yazık kere yazık.


Maç içerisinden bir garip not ise son dakikalarda yere yatmanın bokunu çıkaran, BJK’lilerin osuruğuna kendilerini yere bırakan Diyarbakırlı futbolcu arkadaşlara Ayman’ın bir tepkisi vardı. 90+2 oynanıyor. 4 dakika uzatma var. Ayman gelip kendi arkadaşına “kalksana, zaten 2 dk sonra maç bitecek” diye el kol hareketi yapıyor. Güler misin ağlar mısın?

Beşiktaş takımı bugün bize ilk 6 haftadan resital sundu. Girdiği 10’a yakın net pozisyonu alçakça, haince harcadı.
Kaybedilen 2 puan olsun. Bunun telafisi var, daha önümüzde uzun haftalar var. Ama bu kayıptan sonra bir de CSKA kaybı hiç iyi olmaz. Çünkü Diyarbakırspor karşısında alınan kaybın en önemli sebebi CSKA maçı herhalde. Futbolcuların bu maçı daha başlamadan bitirmiş olmaları. Zaten yeneriz ayağında top çevirip durdular. Daha 1. dakika dolmadan Rüştü’nün vurduğu 2 topun da aynı yerden taça çıkması da bence bunun en büyük göstergesidir.
CSKA maçından galibiyetle ayrılmak için böyle bir stratejiye, böyle bir dinlendirme olayına gittiği belli Denizli’nin ama İbo’yu Bobo’yu dinlendircem diye ortada Ernst ve Fink, özellikle ikinci yarıdaki çift forvet değişikliğinden sonra Diyarbakır’ın ataklarıyla daha fazla boğuşmak zorunda kalan Ferrari ve Sivok 4lüsü acayip efor sarfettiler ve Tazemeti’nin net ofsayt olan pozisyonundan başka bol bol pozisyon da verdiler o saçma değişiklikten sonra. Tabii her zamanki gibi kale yine gole kapalıydı ama bu 4 adamın bu kadar yorulması bence hiç ama hiç iyi olmadı. Ekrem’le beraber 3-4 adam dinlendirilecekmiş diye takımın en büyük özelliği olan defansif hattından 4 oyuncunun ciğerleri patlayana, hatalar yapana kadar deliler gibi koşup mücadele etmesi pek mantıklı gelmedi. Umarım düşündüğüm gibi olmamıştır. Umarım hiçbiri yorulmamıştır ve umarım CSKA maçında salak sulak defansif hatalardan goller yemeyiz.


Bıyık altından kıs kıs gülenler de olacak tabii. “ahsuduhasd ezikler sevinmeyin patlıcanız dedik size” diye konuşacaklardır. Varsın konuşsunlar. Şu takımın defansif manada iyi olması benim tek güvencem. Zaten biz dahil diğer takımlar da bizim defans yaptığımız kadar ofans yapsak neler olacağını az çok kestiriyorlardır.
Ayağımızın dibine kadar gelen, Nihat’la bomboş, Bobo’yla %100 2 gol pozisyonunu dahi değerlendiremediğimiz, özellikle ilk yarısında ve 2. yarının çift forvetli sistem değişikliğine kadar olan bölümünde tek kale oynayıp karşı tarafı bunalttığımız ama azıcık da şans olsun dediğimiz bir maçta daha, tıpkı ilk 6 haftadaki gibi puanı bıraktık. Hem de kendi evimizde.


Zaten en çok üzüldüğüm nokta da şu güzelim taraftar ve moralsiz bir haftasonunun geçecek olması. Bunlara muhtemel rakip takımların galibiyetleri de eklenince iyi olmayacaktır tabii. Gerçi ligin tepesinde kimin ne zaman ne yapacağı hiç belli olmuyor. Ligten havlu attı dediğimiz Beşiktaş bile liderliği elinin tersiyle itme pozisyonuna geliyorsa, dediğim gibi hiçbir şey belli olmaz.

Son söylemek istediğim ise; ben bu takımı Nihat’lı Nobre’li Tabata’lı izlemekten nefret ediyor ve hiç zevk almıyorum. Sağ bekteki Kaş da 2 maç iyi oynadı diye göklere çıkartıldı, en zayıf takıma karşı ne kadar etkisiz olduğunu gördük. Daha pas vermeyi beceremiyor. 5-6 tane atağı kesti rahat. Oraya Toraman monte edilsin, bir daha bırakmasın. Sol beke de İbo geçsin, deli meli ama açıklarını kapatıyor Ferrari ve Sivok zaten. Ortadaki ikili Ernst ve Fink’ten sabaha kadar memnunum. Sol açıkta İsmail, sağ açıkta Tello ama Holosko düzelince change yaparlar tabii Holosko adam gibi oynayacaksa. İleride Bobo %100. Artık sorusu bile sorulmaz. Tamam kaçırdı bugün yine son dakikalarda. Atsa maçı kazanacaktık ama Nobre’den kat kat iyidir şu haliyle.
Geriye kalan kısım ise AMC yani forvet arkası, 4-2-3-1’deki 3lünün ortasındaki adam. Tabata orda hiçbir halt yiyemiyor. Yapacak bir şey yok. O 8 milyon € kaçtı döte. Delgado gelene kadar kimi oynatıyorsan oynat ama Tabata olmaz…


3 Comments

  1. pepp diyor ki:

    >Haklı çıktın Cuma günü olmasından dolayı endişeliydin.Neyse canın sağolsun lig daha uzun 🙂

  2. Orcn diyor ki:

    >Yeter Nobre yeteeerrr… Tabata da balon çıktı . Bir de Delgado'dan iyi diyordum Tabata için , kendimden utandım .

  3. SirEvo diyor ki:

    >Tabata tam bir skandal ya. 😀

Yorum Yapın

Arts Blogs