Az ve Öz; 1-0


Galatasaray ligde paldır küldür giderken, Avrupa’da ne yapıp edip yenmesini bliyor. Pozisyonlar da verse, girdiklerini değerlendiremese de bir şekilde atıyor, kazanmasını biliyor. Tabii bunun en büyük sebeplerinden biri bana göre karşısındaki rakiplerin bizim ligin seviyesine oranladığımızda 1-2 gömlek düşük olması. Hele bu akşam PAN’u izledikten sonra Yunanistan liginin ne kadar rezalet bir lig olduğunu iyice anladım diyebilirim. Bilmem belki de ben yanılıyorumdur.

İdeale yakın bir 11’le çıktı Cimbom sahaya. Ama en ideal oyuncusu yoktu; Baros. Emre’nin bilerek mi bilmeyerek mi yaptığı bilinmeyen o enteresan faulden sonra sahalardan ve GS’den uzak kalan Baros’un eksikliğini yine hissettiler diyebiliriz. Ama Kartal gibi Cimbom da forvetlerinin sustuğu anda orta sahasının yardımıyla galibiyete ulaşmayı bildi. Gerçi Kartal’ın forvetleri dillerini yutmuş galiba. Konuşmayı bir türlü beceremediler. Allahtan Bobo çıkıp işimizi görüyor son maçlarda.
Maça iyi başlayıp topun kontrolünü eline hemen aldı Galatasaray. Arda’nın geri dönüş sinyali verdiği klas hareketleriyle seyirciyi, taraftarı coşturdu. Ama gerek Elano’nun ilk 45 dakikada sahada hiç görünmemesi gerek Nonda’nın eline geçen 1-2 fırsatı değerlendirememesi, Sarp’ın da ofsayt olan golünün kale arkası hakem tarafından iptal edilmesiyle birleşince ilk yarıda %65’lere gelen topla oynama oranına rağmen golü bulamayıp ilk yarıyı berabere kapadı. Ama bir gerçek vardı ki, bu PAN takımıyla sabaha kadar yapsalar cacık olmazdı. 🙂 Adamlar ne top tutmayı biliyorlar, ne fizikleri var, ne de futbol oynamaya gelmişler. 2 adım atıp kendilerini yerlere bırakıyorlar.


İkinci yarı başlarken Elano’yu alır diyordum ama belki de Gökhan Zan’ın zorunlu (bence GS’ye faydalı) değişikliği olunca o hakkını erken kullanmak istemedi spikerin de tabiriyle Raykard.
Sarp yine sahneye çıkıp golü attıktan sonra oyuna hiç asılmayan, asılamayan, hiçbir varlık gösteremeyen Yunanlılar birazcık atak oynamaya başladılar. O da birazcık. 🙂 Tabii bu da bir halta yaramadı. İmkansız gibi bir şeydi, Franco’nun ve defansın garip hatalarına rağmen adamlarda o işi berecek kapasite yoktu. Nitekim her pozisyonda yere düşüp faul aradılar, agresif ve çoğu zaman da çirkefçe oynayıp mağlubiyeti sonuna kadar hakettiler.

Benim en çok garibime giden olay ise GS’li oyuncuların hakeme olan tavırları. Yahu adam vermiş işte niye dikleniyorsun? Emre’ye böyle yapıyor diye dediğimizi bırakmıyoruz ama Arda’da saçma sapan bir şekilde sarıyı yemesini bildi. TSL’de de aynı hareketi bol bol yapıyor ama Avrupa’da işler öyle yürümüyor. Cart diye çıkartırlar sarıyı. Yine GS’de en sevdiğim adam Kewell gitti düdükten sonra topa vurdu sarı yedi.
Diğer garibime giden olay da Elano. Bu adam benim favorim Brezilya’mda top koşturuyor. Burada yedek, oraya gidince oynuyor ve hakkını da verelim iyi işler yapıyor, sonra yine buraya geliyor ve oturmaya devam ediyor. Sonra çat bir maçta 11’de görüyoruz. Eh haliyle de sahadan silinip gidiyor. Bu adama bir çare bulması lazım GS’nin. Yetenekleri gerçekten üstün bir adam ama ne olduysa bir türlü istenen kıvama ulaşmadı.

Sonuç olarak, bence bu maç sabaha kadar oynansa adamlar gol atamazdı. Ha şöyle atarlardı, aynı maç boyunca yapılan defansif hatalar 100’ü bulurdu, öyle 1 gol atmayı başarırlardı. GS’li oyuncular çok kasıyorlar herhalde böyle hatalar yapmak için. Sabri gidiyor süper orta kesiyor, off adam Sabri diyorsun, dönüyor defansta salak sulak hatalar yapıyor.
GS’yi Avrupa’daki galibiyetinden ötürü kutluyorum, ligte de belediye çukuruna doğru yol almalarını diliyorum diyerek bitireyim. 😛


Bu arada Austria Wien – Athletic Bilbao maçında da biton olay yaşanmış. Seyirciler sahaya girmişler, maç 20 dk. durmuş, sonra polisler girmiş sahaya. Avusturyalılar, İspanyol faşist lider General Franco lehine tezahüratlar falan yapmışlar.
Bunlar futbol sahalarında görmek istemediğimiz hareketler kategorisine girdiğinden o sahaya girip ortalığı velveleye veren seyircileri kınıyorum. Ayıp kardeşim, sahanda yenilsen n’olacak dünyanın sonu mu? 🙂


2 Comments

  1. Schumy diyor ki:

    >Elano da silinmedi sahadan, oldukça da hırslıydı yani. Alışması için hala zamana ihtiyacı var. Sabri'yi biraz daha dikkatli izleseydin keşke bu akşam belki ne demek istediğimi anlardın 🙂 Kewell için de tek kelime etmek istemiyorum 😉

    Çukur olayına da gelince işimiz kolay. İbrahim Akın sezonu kapatmış sanırım, zaten oynasa da bir cacık olacağını sanmıyorum. Daha yeni çıkıyoruz, çukura girmeye niyetimiz yok 🙂

  2. pepp diyor ki:

    >Elano harikaydı bugün kim ne derse desin Keita, Kewell ve Elano yakın zamanda rüyalarda görülemeyecek yetenekte oyuncular.Bu oyuncuların takımımda olduğunu bilmek sevincimi daha bir artırıyor haliyle 🙂

    Kazanmayı alışkanlık haline getirmek güzel oldu.Beşiktaş,Fenerbahçe ve Galatasaray bu kupada devam etmeliler.Umarım üç takımızda en az yarı final görürler.

Yorum Yapın

Arts Blogs