Ateşle Oynaşan Kız (2009)

Flickan som lekte med elden / The Girl Who Played with Fire (2009)

Son zamanlarda pek film izleyemediğimden bahsetmiştim. Zaten epeydir de izlediğim filmlere dair bir şeyler yazamıyorum. O fırsatı yaratamıyorum bir türlü. Sebebini ben de çözebilmiş değilim. Canım filmler hakkında yazmak istemiyor galiba.
Ama sonunda toparlanıp şu film hakkında 2-3 satır bir şey yazmaya karar verdim.
Serinin ilk filminden ve romanlarından bahsetmiştim azıcık.
İlk filmin Türkçe adına bakacak olursak; Kadınlardan Nefret Eden Adam veya Ejder Dövmeli Kız olarak geçiyor. İlk isim filmin konusuna daha yakındı. Ölmüş mü ortadan kaybolmuş mu belli olmayan bir kadın, garip biçimlerde ortalardan kaybolan kadınlar, Ejder Dövmeli hacker kızımız (Noomi Rapace) ve maceraperest gazeticimiz (Michael Nyqvist) üzerinde dönüyordu konu. Ve filmi de başroldeki 2 arkadaş; Michael Nyqvist ve Noomi Rapace götürüyordu. Filmin genelinde onları izliyor, müthiş oyunculuklarına, harika konuya ve uzun süresine rağmen süper finaliyle müthiş bir filme tanıklık ediyorduk.

İkinci film olan Ateşle Oynayan Kız, filmin adında da anlaşılacağı üzere daha çok hacker kızımızın hayat hikayesi üzerine odaklanmış. İlk filmdeki müthiş gizem, ikinci filmde yerini gerilime bırakmış adeta. Ki ilk filmdeki 10 numara gizemin filmden kaybolması sonucu, o ağzımda kalan tadı tekrar yakalama şansım olmadı ne yazık ki.

İlk filmde, kızımızın nasıl bu hallere düştüğünü, ateşle nasıl kaynaştığını parça parça ağzımıza “bal çalarcasına” göstermişler ama ilerisine gitmemişlerdi. Bu film ise direkman kızın hayat hikayesine ve hikayenin arkasında yatan gerçeklere odaklanmış. Yani bana göre ilk filmde iki kişi olan başrol tek kişiye düşürülmüş. Bu kötü olmuş mu? Tabii ki hayır. Çünkü kız o kadar olağandışı bir karakter ki bizlere göre, ve bunu da o kadar iyi canlandırıyor ki, filmi resmen tek başına almış ve götürmüş. Gazeteci Mikael Blomkvist ise sadece onun peşinden koşmakla yetinmiş bu sefer.

İlk filme oranla gizeminin azaldığı ama aynı oranda da gerilimin aksiyon tadında arttığı, yine sağlam yan karakterlerle hikayenin beslendiği, ilk filmden sonra kesinlikle izlenmesi gereken, sırf Lisbeth’i canlandıran Noomi Rapace’in role bürünüp nasıl hayat verdiğini görmek için izlenebilecek bi’ ikinci film olmuş. İlk filmin verdiği etkiyle notum 8 diyor ve sizleri fragmanla başbaşa bırakıyorum…


2 Comments

  1. Bubenmishim dedi ki:

    >okuyanla izleyen yan yana gelirse ne olur??? merak ettim..
    en kısa zamanda alıp izliyorum..hata şimdi arıyor ayırtırıyorum..:))) sende bir zahmet biraz da kötü alışkanlıklar edin ve oku…
    sevgiyle kal…

  2. SirEvo dedi ki:

    >Bu 2.si ama haberin olsun. Önce ilk filmi izle. Bu arada iki filmde de cinsel ögeler bazı sahnelerde boy gösterebiliyor, haberin olsun istedim. :))

    Okumak için vakit yaratamıyorum aslında kendime. İnternet ve pcsiz bir evde olsam bol bol okurdum. 😀

Yorum Yapın

Arts Blogs