Senenin En İyisi: Aşk – Her (2013)

Sinemaya fazla vakit ayıramadığım geçtiğimiz dönemde güncel filmlerden de uzak kalmış, Oscar adaylarına göre bir izleme listesi oluştururum diye düşünmüştüm. Nitekim adaylar belli olduktan sonra da yavaş yavaş eritmeye başladım milletin çoktan yalayıp yuttuğu filmleri. Ancak bir sıkıntı vardı, beni benden alan bir filmle henüz karşılaşmamıştım. Ta ki Her‘ü izleyene kadar.

20 yılı aşkın süredir klip yönetmenliği yapsa da araya sıkıştırdığı Being John Malkovich, Adaptation ve Where the Wild Things Are gibi birbirinden orijinal filmlerle adını bir şekilde kulağımıza aşina eden Spike Jonze, almış yanına Joaquin Phoenix‘i ve tadına doyulmayacak bir serüvene çıkmış. Sırf The Master’daki üstün performansı için bile ayakta alkışlanması gereken Phoenix 3 Oscar adaylığına rağmen Akademi’yle arasını bir türlü düzeltemese de benim filme hayran kalmamı sağladı diyebilirim.

Detayı belirtilmemiş yakın bir gelecekte vuku buluyor hikayemiz. Teknolojinin de ilerlemesiyle yapay zekaya verilen değer iyice artmış ve insan evladının yalnızlığı bir kademe daha fazlalaşmış. Hali hazırda eşinden yeni boşanmış ve bunalım modunda takılan Theodore da teknolojinin güzel nimetlerinden gerekli gördüğü zamanlarda faydalansa da işi biraz daha abartıp yepyeni bir dünyaya atıyor kendini.

Sadece 9 yıla 5 Oscar adaylığı sığdırmasını bilen, son yılların en önemli kadın oyuncularından olan ve izlemekten büyük keyif aldığım Amy Adams gibi dursa da uzaktan Theodore’un yardımcısı, sesiyle resmen hayat veren Scarlett Johansson daha bir hayran bıraktırmış kendine. En son Moon’da yaşamıştım bunu. Kevin Spacey sadece sesiyle döktürmüştü. Her’ü tam manasıyla bir film haline getiren de güzelliğiyle her daim etkileyen Scarlett’in sesiyle de büyük işler becerebildiğini göstermesidir.

Joaquin Phoenix’a gelmeden önce Spike Jonze’a biraz yer açayım. Filmin benim için bu kadar ön plana çıkmasını sağlayan hikayesi için kendisine büyük bir tebrik göndermem lazım. Adaylar arasında izlediğim en orijinal en ödül verilmelik senaryo kanımca. Yakın gelecek veya günümüz, yalnızlığa, arayışlara, arkadaşlığa, tek bir ses dahi olsa bizi etkileyebilen her şeye olan güvenimize, o tek bir şeye sıkı sıkıya bağlanışımıza, tutunuşumuza şahane bir ışık tutmuş. Tekrar görülesi bir iş çıkartmış.

Dedim ya sırf The Master’daki rolü bile Joaquin Phoenix’e yeter. Bu adam cidden şu beyaz perdede izlediğim en iyi oyunculardan. Geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan Philip Seymour Hoffman‘dan sonra izlemeye doyamadığım birkaç aktörden biridir. Her’de de üstüne koyarak gitmiş. Gitmiş gitmesine ama şeytanın bacağını da bir türlü kıramadı. Walk the Line’da rakibi epik rolüyle Hoffman’dı, geçtiğimiz yıl ise Amerika başkanı Daniel Day-Lewis’e kaptırdı. Gerçi o ödül de biraz sıkıntı ama adamlara da bir şey diyemiyorsun, Lincoln yani. Ama şu performansını es geçmemeliydi Akademi. Hadi rakipleri arasında Matthew McConaughey de var, mutlaka kazanmalı demiyorum ancak aday gösterilmemesi büyük fiyasko olmuş.

Spike Jonze’a verilen 3 adaylıktan ikisi yönetmenlik ve enfes senaryo için, diğeri de şahane şarkısı için. Ayrıca müzikleri de Akademi tarafından beğenilen filmin bir de prodüksiyon adaylığı mevcut. Altın Küre’den Senaryo ödülüyle dönen filmin 5 adaylıktan ne çıkaracağını kestirmek güç. Senaryo kategorisi için konuşursam; sabaha kadar almalı. Rakibi dahi yok benim gözümde. Ancak kalan kategorilerde Akademi’nin de işi zor, adaylar cidden güçlü. Ancak ve ancak ne kadar çok ödül alırsa o kadar sevinirim diyebilirim.

Toparlamak adına, ülkemizde Aşk adıyla 14 Şubat tarihinde vizyone giren filmimiz, 2013’ün izlediğim en iyi filmi diyebilirim. Düşünmeden 10 puanı verdim IMDb’de. Jonze hem çok iyi yazmış hem de her şeyiyle kusursuz bir film yaratmış. Bir yandan Theodore’la bütün duyguları yaşadım diğer yandan 2 saatlik süresinin bitmesine üzüldüm. Birkaç kere daha izleyeceğimi belirtip mutlaka görülmesi gereken filmler listesine adını yazdığımı hatırlatırım.


2 Comments

  1. Affan diyor ki:

    Güzel bir film.
    Tavsiye için teşekkür ederim.

Trackbacks for this post

  1. […] İyi Film American Hustle Captain Phillips Dallas Buyers Club Gravity Her Nebraska Philomena 12 Years a Slave The Wolf of Wall […]

Yorum Yapın

Arts Blogs