Arkadaşlığın böylesi… Mary ile Max (2009)


Hiç arkadaşları olmayan, hayattan umutlarını kesmiş iki bireyin; Avustralyalı 8 yaşındaki Mary ile New Yorklu 44 yaşındaki Max‘in mektup arkadaşlığının muazzam hikayesi. Gerçek bir hikayeye dayanması da cabası. Bir animasyondan ötesi, bu sene içerisinde yapılmış en iyi dramlardan biri belki de.
Philip Seymour Hoffman bir kez daha yendi beni. “Tamam, bundan daha fazlasını yapamaz” diyorum, yine hayat veriyor bir karaktere. Adamı izlemediğim rol kalmadı ve sürekli yeni yeni rollerle karşıma çıkıyor. İzlediğim her filmi süper oluyor, süper olmayanlarda da onun oyunculuğu ön plana çıkıyor. 42 yaşındaki Oscarlı oyuncuyu umarım ekranlarda görmeye devam ederiz. Bu kadar çok yönlü aktör bulmak zor.

Yönetmen koltuğunda oturan Adam Elliot daha önceden 2003 yılında yine bu tarz ama kısa bir animasyon yapmış ve Oscar almış. Onun dışında zaten ilk uzun metrajlı filmi. Senaryo da kendisine ait.
Avustralya bandıralı olması dışında, filmin üzerine yazılacak pek bir şey yok. Belki de çok şey var ama izle-gör mantığı uygulamak daha iyidir bu animasyon için. Animasyon dedim ama hani böyle hamurumsu olur ya aynı onun gibi. Karakterler çok garip ve komik çizilmiş, yoksa yoğrulmuş mu demeliydim? Dün gece yarısı izledim ve gerçekten çok beğendim. IMDb notu 8.3, ben de 8 verdim. İzlenecek sağlam ve eli yüzü düzgün bir film arıyorsanız kesinlikle ilk tercihlerinizden olmalı. İnce detayları yakalamak için tekrar tekrar izlenebilir hatta.

Yorum-Edit: Animasyon için hamurumsu demiştim ama filmdeki karakterler kukla imiş. Kare kare ilerletme (stop motion) tekniğiyle çekilmiş. Düzeltme için Sam0’ya teşekkürler.


6 Comments

  1. pepp diyor ki:

    >çok beğendim bende.

    bu arada blog kasmaya başladı bende herkeste oluyor mu bilemiyorum.

  2. SirEvo diyor ki:

    >Kasmak derken?

  3. pepp diyor ki:

    >tamam şimdi iyi 🙂

    internet'in azizliği işte.

  4. besiktAsiruh diyor ki:

    >Güzel film animasyona benziyor ilk fırsatta izlemeliyim. Teşekkürler SirEvo. Sayende filmleri daha yakından takip ediyorum.

  5. Sam0 diyor ki:

    >Hamurumsu falan denmiş orda bir yanlış anlaşılma var galiba. Burdaki karakterlerin hepsi kukla ve kare kare ilerletme (stop motion) ile çekilmiş bir film bu. Ve kulvarında 10/10 bana göre…

  6. SirEvo diyor ki:

    >Herhangi bir bilgim olmadan öyle tahmin etmiştim ama yanılmışım. Düzeltme için teşekkürler sevgili Sam0. :))

Yorum Yapın

Arts Blogs