Angel-A (2005) – 1.5 saatlik enfes bir Fransız filmi!

Bazı filmler vardır, hep yanıbaşınızda durur. Orada olduğunu bilirsiniz. Size hem çok yakındır hem de çok uzaktır. Hep izlemek isteyip de sürekli ertelersiniz. Ama o filmin iyi olduğundan da bir bakıma eminsinizdir. İzleyip o müthiş tadı alacak ve tekrar tekrar izlemek isteyeceksinizdir. İşte Angel-A ile aramdaki bağ tam olarak böyleydi. Kapağını her gördüğümde canım izlemek istiyor ama bir türlü o fırsatı yaratamıyordum. Ama oldu, sonunda bu şahane filmi izledim.

Fransız sinemasının en iyi yaptığı şey ne diye sorsalar Comedy/Romance cevabını yapıştırırım hemen. O kadar fazla Fransız filmi izlediğimden değil aslında ama ne bileyim en etkilendiğim Fransız filmlerinin başında Amelie ve Hors de Prix geldiğinden sanırım bu hızlı cevap. İzlemediğim ama tıpkı Angel-A gibi izlediğim anda bayılacağımı bildiğim 3-5 film daha var Fransa’dan çıkma, her ne kadar adlarını şimdi hatırlayamasam da…

Angel-A’nın başrollerini 1.65’lik Jamel Debbouze (Andre) ile 1.78’lik Rie Rasmussen (Angel-A) paylaşıyor. Jamel Debbouze Fransız aktörler arasında Vincent Cassel’dan sonra en çok görmek istediğim ve filmlerini en çok beğendiğim oyunculardan biri. Arkadaşıyla oynarken sağ elinin üstünden tren geçtiği için o el her zaman cebine montelidir filmlerinde desem hemen hatırlarsınız zaten. Amelie‘de, müthiş bir savaş filmi olan Indigènes‘de oynayan, Astérix & Obélix: Mission Cléopâtre’nın Türkçe dublajlısında Temelyus olarak tanıdığımız Jamel, bu filmde de kendinden bekleneni fazlasıyla veriyor. Kendisinin ayrıca 1.90 boyundaki top model ötesi bir varlık olan haber spikeri Mélissa Theuriau‘dan Leon adında bir oğlu olduğunu söylemek istedim. Mélissa Theuriau ismini google görsel aramada yazarsanız neden bu gereksiz bilgiyi verdiğimi anlarsınız.
Uzun kızımız Rie Rasmussen ise 9 kardeşli bir Danimarka vatandaşı. Kendisinin en büyük hedefi yönetmenlik yapmakmış ve bunu da 24 yaşında çektiği kısa filmle başarmış. Başarmış diyorum çünkü çektiği bu kısa film Cannes’da gösterilme şerefine kadar erişmiş. Fransızca konuşan biri için, Fransız filmlerinde oynayan biri için bunun ne kadar mühim olduğunu söylememe gerek yok sanırım. 2009’da Human Zoo filmiyle ilk uzun metrajlı yönetmenlik deneyimini yaşayan Rie, bu sene de Romance in the Dark adlı dramayla yönetmenliğini yaptığı 2. filmini seyirciyle buluşturacak.

Angel-A, Paris’in yeraltı dünyasından birçok önemli insana borcu olan ve bu borçları nasıl ödücem derken intiharın eşiğine kadar gelen Andre’nin sıradan hikayesini anlatıyor. Hikaye sıradanmış gibi başlayıp müthiş çekimlerle, siyah-beyaz renkleriyle devam ediyor ve olağanüstü bir hal alıyor. Tabii bu olağanüstülükteki en en en büyük etken filmin hem yönetmeni hem de senaristi olan Luc Besson‘a ait. İsminin üzerine tıklayarak hangi projelerde, hangi filmlerde yer aldığını detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz, çünkü yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Yönetmen olarak olsun, senarist olarak olsun, yapımcı olarak olsun imza attığı filmler o kadar iyi ki, Angel-A’nın üzerimde bıraktığı etkinin dozajının bu kadar fazla olmasının nedenini bu ismi görünce idrak edebildim.

O siyah-beyaz çekimlerinin inceliği, yakalanan müthiş kareler, senaryosunun kendine hayran bıraktırması, karşılıklı konuşmalar, verdiği dersler, hiç beklenmeyecek şekilde gelişen olaylar. Angel-A son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biri. Hala izlemeyen var mıdır bilemiyorum ama izlemeyenler için söyleyeceğim tek şey; “çok şey kaçırmışsınız.”

Oyunculukları, rengi, Paris’i, senaryosu, çekimleri… Baştan sona hiç sıkılmayacağınız, 1.5 saatinizin çok iyi geçeceği bir film sizi bekliyor. Hatta yazının başında dediğim gibi tekrar tekrar izlemek bile isteyebilirsiniz. Siz en iyisi Angel-A’yı izlenecekler listenizin en başına yerleştirin, pişman olmayacaksınız. 9/10


3 Comments

  1. Barakuda dedi ki:

    >benim de elimde uzun zaman zaman bulunduktan sonra ancak izleyebildiğim ve de sonradan bu denli geç kaldığıma pişman eden bir filmdi Angel-A.. harikaydı gerçekten.. kısa süre önce de aynı bu duygularla +melissa hayranlığıyla(eheh) yazmıştım ben de film yazımı.. 🙂

    http://bosverabidalganabak.blogspot.com/2010/02/angel.html

  2. SirEvo dedi ki:

    >Evli olduklarını bilmiyordum ben yav. 😀 Ayrıyetten kolunun öyle olduğunu da bilmiyordum, ilk defa cebinden dışarıda gördüm diyebilirim. 😀

  3. ercan dedi ki:

    izlenebilecek bir film. 7/10

Yorum Yapın

Arts Blogs